4 Şubat 2010 Perşembe

-malı,- meli

Daha çok West Side Story, daha çok Singin' in the Rain, daha çok Breakfast at Tiffany's ve yapmacık mutlulukların saçma görünemediği Doris Day filmleri izlemeliyim. Açtığım biranın gazı kaçmış olmamalı. Üstüme battaniye örtüp ayaklarımı uzatmak için daha çok fırsat bulmalıyım. Ah Muhsin Ünlü yeniden şiir yazmalı. Saçım ve tırnaklarım daha yavaş uzamalı. Saçlarım kahve rengini korumalı. Dar sokaklarda karşılıklı evlerin arasında uzanan çamaşır ipleri korunmalı. Rakıyı kararında içmeliyim, mezeyi şuursuzca yemeliyim, yanlarında bolca su içmeyi ihmal etmemeliyim. Yediğim her lokmanın tadını çıkarmalıyım. Yemekhanede daha iyi yemek çıkmalı. Hep aradığım ama bulamadığım elbiseleri diktirebilmeliyim. Geçen yıllara yazık olmayacak şekilde yaşayabilmeliyim. Emre'den ayrı kalmamalıyım, sevenler ayrılmamalı. Hayatta herşey istediğim gibi olmasa da mutlu olabilmeliyim.
Ve kırmızı kemerli beyaz elbise giymiş Natalie Wood..

2 yorum:

Simon Templar dedi ki...

doris day iyi tercih. özellikle rock hudson'la filmleri. west side'ı mutlulukla bağdaştıramadım ama. grease olsa? veya astaire-rogers filmleri?

Femme Noir dedi ki...

mambo sahnesi için west side, pek severim. grease de olabilirdi ama aklıma gelmemiş işte. astaire'e gelince pek sevmem.