İstanbul'da en çok özleyeceğim şeylerden biri bahar. Yıllarımı geçirdiğim İzmir'de pek bahar olmazdı, kış biter yaz gelirdi. Herşeyi rahat ve dingin olan İzmir'in aceleci olduğu tek yer yazdır. İstanbul ise öyle değil, mevsimler nazlana nazlana geçer birbirine. Kış sanki bitmek istemez bazı seneler, lunaparka gidince 'biraz daha kalalım nolur anne' diyen çocuk gibi. Ama ne kadar dirense de dünyanın bin yıllık düzenine karşı gelemez. Annenin babanın yasasına karşı gelemeyen bir çocuk gibi, inatçı ama sonunda ikna olan haylaz çocuk, kış. Sonra güneş yüzünü gösterir, hava soğuktan serine doğru değişir. Çiçekler acelecidir, şu kış geçse de yüzümüzü güneşe doğrultsak diye heyecanla beklerler dallardaki tomurcuklarda. Bazıları o kadar acelecidir ki kış güneşine kanıp kollarını gökyüzüne erken açar, sonra da hüzünle döker yapraklarını. Ama bahar eninde sonunda gelir. Kış nasıl inatçıysa bahar da nazlıdır. Tam geldi derken, biraz çeker kendini. Kendini karşıdakine aşık etmeye çalışan narin kızlar gibi. O yüzünü azıcık gösterip azıcık saklarken siz de daha bir hasretle beklersiniz gelişini, aşkınız büyür içinizde. Bahar aşkı öyle bir şeydir işte. Arada bir yağmuruyla ıslanıp, rüzgarıyla üşümeyi göze almanız gerekir. Çok tedbirli olmak da iyi değildir, bahar teslimiyet gerektirir. Üşürüm diye kalın giyinip, botlarınızı ayağınızdan çıkarmazsanız bir gün sizi sıcaktan pişiriverir. Üşümeyi ıslanmayı göze alanlarındır bahar. Sizi kollarına aldığı günse tam bir şenliktir, aylardır hasretini çektiğiniz güneşe yüzünüzü dönüp gözlerinizi kapatırsınız, çiçeklerin kokusunu içinize çekersiniz, taze yaprakların hışırtısıyla kulaklarınız bayram eder, çimenler papatyalarla ağaçlar mor erguvanlarla süslenir, beş duyunun ziyafetidir bahar. Çok kalmayacağını bildiğinizden tadını çıkarmak için elinizden geleni yaparsınız. Sarıyer'de sahilde börekle çay, güneşin ve denizin en güzel birlikteliğini kaçırmamak için her haftasonu dostlarla buluşmalar, akşamüzeri yürüyüşleri. Bahar bize güzel şeylerin tadını çıkarmamız gerektiğini ve hayatta kaçırılmaması gereken asıl şeyin mesailer, yükümlülükler, faturalar değil güzel zamanlar olduğunu hatırlatan bir şeydir. Bahar bize güzel şeyler öğretir, günlerin kıymetini, anların güzelliğini. Tabi eğer bakmasını biliyor ve görmek istiyorsak.
Bu kutu açıldı mı kapanır?… Kapanmaaaz.
2 saat önce



2 yorum:
siz kitap okumaya devam edin ben de hazırlop lezzetini buradan tadayım tşk.
çok keyif aldım okurken anı yakaladım
tşk.
Yorum Gönder