19 Nisan 2010 Pazartesi

Bürokrasi

Bugün gece Muş'a eş tayini yaptırıp yaptıramayacağım resmen belli olacak. Duruma bakılınca olacak gibi gözüküyor ama bu benim endişemi yatıştıramıyor. Keza devletin işi belli olmaz, öyle acayip prosedürlerle halloluyor ki işler, kimsenin gitmek istemediği Muş'a gitmek isteyen gidemeyebiliyor.
Son 3-4 ayımı tezdir, sınavdır, askerliktir, mecburidir uğraşarak geçiriyorum. Bu işlerin hepsi ağır bürokratik işlem. İnsan içine girince daha da çok nefret ediyor böyle bir sistemin içinde küçük bir çakıl tanesi olarak yer almaktan. Her yaptığın işlemde ne kadar değersiz, önemsiz ve küçük olduğunu hissettiriyorlar sana. Sanki sen bir kimlik numarası ya da bir sicil numarasından ibaret bir varlıkmışsın gibi davranılıyor çünkü. Sevdiklerin, bir hayatın, bir düzenin yokmuş gibi..
Tam bir bilinmezliğin içinde el yordamıyla yol bulmaya çalışıyorsun, orayı burayı arayıp bilgi almaya çalışıyorsun ama aradığın seni başkasına bağlıyor, günün sonunda yine hiç bir şey öğrenemeden telefonu kapatıyorsun. Sonunda 'Allah kerim' moduna geçip herşeyi oluruna bırakmaya başlıyorsun. Aslında tüm bunlar olmayabilir, daha insani sistemler kurulabilir, insanlar bilgilendirilebilir ama yapılmıyor. Yapılmaması da muhtemelen sistemli bir durum, çünkü kendini ne kadar değersiz hissedersen o kadar az itiraz ediyor, o kadar az sorun çıkarıyorsun. Senden beklenen de bu olsa gerek. Herşeyi oluruna bırakmak da bunun bir parçası, ama o kadar yorgun oluyorsun ki yapabileceğin bir şey yokmuş hissi her yanını kaplıyor ve boşveriyorsun. Üstüne düşünüp teoriler üretsen de yapıyorsun bunu. Yapmayanlar yani Kafka'nın Şato'sundan çıkış yolunu bulabilenler varsa hemen buradan tebrik etmek istiyorum kendilerini.
Neyse dananın kuyruğu bugün kopacak, yarın bürokrasi sonuçlarını bildiririm size.

0 yorum: