17 Temmuz 2010 Cumartesi

Neler yaptım?
-Rozi'yle yine yeni yeniden..Uzun zaman sonra yine eskisi gibi olduk, eskisi gibi demeyeyim, eskisinden birşeyler öğrenerek yeniden diyeyim. Hayatımdaki en arızalı ve en vazgeçilmez ilişkilerden birisi yavaştan yeniden kuruluyor, mesudum.
-Nihayet ehliyet almak için girişimde bulundum, yazılı sınavı geçtim, pek yakında kapı gibi, kimlik yerine geçen hem de nüfus cüzdanı kadar büyük olmayan ve de arabayı legal olarak kullanabilmemi sağlayan bir ehliyetim olacak
-Arabamız oldu, benim ilk arabam o yüzden çok hoşuma gitti, insana bir özgürlük duygusu veriyor ama yine de yürüyebileceğim mesafelere yürümekten vazgeçmedim, çünkü yürümeyi de çok seviyorum
-Bu sene doğru düzgün bir tatil organizasyonu yaptım, paraya biraz kıydım, haftaya tatilde olacağım için şimdiden rahatlamış durumdayım.
-Pek yakında vuku bulacak doğumgünüm için ilk hediyemi biraz erken aldım. Cillop gibi bir d-SLR fotoğraf makinesi. İyi fotoğraf çekebileceğime inanan ve öğrenme hevesimi en iyi bilen insan olan Emre'den geldi. Burdan da bin teşekkür.
-Yeni bir dost edindim, kendiliğindenliği mutlu edici ve özendirici, samimiyeti insana insanı sevdiren cinsten. Hayatıma hoşgeldi, umarım uzun süre burda kalır.
-Bir sürü yeni film indirdim, çoğunu izledim, sinema insana mahrumiyet bölgesinde olduğunu unutturuyor hele de gerçekten iyiyse.
- Son 1 haftadır kitap okuma hevesim senelerdir olmadığı kadar arttı. 1 haftada 4 kitap okudum. Sanırım hevesimi geri kazanmama herkesin senelerce önerdiği ama benim bir türlü okumadığım Puslu Kıtalar Atlası sebep oldu. Bazı güzel kitapları geç okumak çok güzel, insan ne kadar geç şaşırırsa hayata o kadar fazla bağlanıyor. Sonra ardı sıra Nick Cave-Bunny Munro'nun ölümü (çok Bukowski buldum), Ken Barris-Nasıl Bir Çocuk?(Güney Afrika ne çileli memleketmiş Coetzee'den sonra bir kez daha gördüm), Şebnem İşigüzel-Çöplük(beklediğimden iyi çıktı) okudum. Kitaplara öylesine gömülüyorum ki bırakın mahrumiyet bölgesini bu dünyada olduğumu unutuyorum, bu ara öyle keyif alıyorum okumaktan, 13 yaşıma geri döndüm resmen.
Şimdilik böyle, bir ses edeyim de ölmediğim anlaşılsın dedim.

2 yorum:

şenay izne ayrıldı dedi ki...

heyy, bunlar çok güzül gelişmeler. ben ehliyet sınavlarından 100 almış ancak sürüş sınavından kalmıştım. bu da insanların "işte, tipik inek öğrenci" demelerine sebep olmuştu.
iade-i ziyaret ya da körlerle sağırlar.
sevgiler,

mutlulukmutfaktagizlidir dedi ki...

Sahi bu arada Rozi kim?
Sofi'nin keyfi nasıl?