28 Kasım 2010 Pazar

Halep


Halep'i de görmüş oldum. Gidecekler için öneriler:

1- Kesinlikle arabanızla gitmeyin, sınırdan geçerken midnight express'in Suriye versiyonunu yaşıyorsunuz. Ayrıca şehrin trafiği berbat, taksi anormal derecede ucuz, Türkiye'de 5 lira vereceğiniz mesafeye otuz kuruş veriyorsunuz. Yani - bittabi taksiciye gideceğiniz yeri anlatabilme becerisine sahipseniz - taksiye binin. Veyahut yürüyün, ayaklarınız ağrıyıncaya kadar, her yer tarihi binalarla dolu onları görmüş olursunuz. Hani Beyoğlu'nda 5- 10 tane tarihi apartman vardır herkesin 'ay tarihi mirasımız' falan dediği, işte Halep'te her yer onlarla ve hatta daha güzelleriyle dolu, bir süre sonra gözünüz alışıyor 'e normal böyle tarih seli' der hale geliyorsunuz.
2- Kalacak yeri Al-Jdayde bölgesinden seçin, en güzel mekan bence orası. Ermeni mahallesi de diyebiliriz. Güzel kiliseler ve taş evlerin aralarından geçen dar sokakların oluşturduğu labirentlerden meydana geliyor. Yalnız sokaklardaki taş evlerin yüksek duvarları dar sokaklarda oryantasyon kaybına neden olabiliyor, biz ilk iki gün boyunca 5 dakikalık yolları yirmi dakikada yürüdük yol iz bilmediğimizden, gerçi iyi de oldu enteresan görüntülere denk gelebildik ve Al-Mashrabia diye çok güzel, minik bir restoranı keşfettik, garsonlarını çok sevdik.



3- Yemeklerinin çok şahane olduğu rivayet ediliyordu, biz pek bir numarasını göremedik, mezeler konusunda ise çok başarılılar. Humus ve mutabbalı denemelisiniz. Ayrıca arak rayyan diye bir içkileri var, rakıya çok benziyor, daha alkollü ama içimi daha kolay ve ertesi gün başınız ağrımıyor. Özellikle bir önceki Al-Mashrabia'da yediğimiz mezeler o kadar şahaneydi ki 3 günde 3 kere gittik.

4-İyi bir harita bulup gidin, nereden bulacağınız hakkında bir fikrim yok. Bizim iyi bir haritamız yoktu o yüzden çok yorulduk. Halk İngilizce bilmiyor, Türkçe bile daha geçer akçe olabilir. İnsanları pek yardımsever değil, yol tariflerine çok güvenmeyin, gösterdikleri yolun tam tersine gitmeniz gerekiyor olabilir.


5- Kalesi gerçekten çok güzel ve iyi korunmuş. Kaleye girişte insanların yürüdüğü yoldan değil solda küçük bir kapıdan devam eder, dar ve yüksek merdivenleri azimle tırmanırsanız en üstteki muhteşem taç odasını görebilirsiniz. Ben o yolun metruk bir yere çıkacağını düşünmüştüm, taç odasını görünce gözlerim yerinden oynadı, taban ve tavanın işçiliği gözyaşartıcı güzellikte. Bir de kalenin girişinin ters tarafındaki bir gözetleme kulesinin yanındaki kahvede oturup şehri izlemek çok keyifli oluyor, türk kahvesinden başka bir şey içmeyin derim çünkü hiç öyle güzel kahve içmemiştim ve içeceğimi de sanmıyorum. Dönmeden 1-2 kilo alın hatta, çünkü hem çok ucuz hem çok güzel.


5 - Al-Jdayde'deki kiliseleri gezerken bir Ermeni Kilisesi ve soykırım müzesine benzer bir müze
göreceksiniz. Müzeyi mutlaka gezin ve oradaki görevli kadına sergilenenlerin öyküsünü anlattırın. Türkiye'nin her yerinden çok güzel parçalar göreceksiniz. Yalnız Türk olduğunuzu söylediğinizde pek hoş karşılanmayabilirsiniz haberiniz ola. Hoş karşılanmamak derken kötü davranmak demek istemiyorum, biraz sitemkar davranıyor oradaki Ermeniler Türk olduğunuzu duyunca ama yine de uzun uzun anlattılar her parçanın hikayesini. Çok eski ve inanılmaz el emeği içeren ibrikler, seramikler ve el işlemesi örtüler gördük, siz de görün.


6- Halep'in bazı sokakları hakikaten pis - ki ben öyle titiz bir insan değilimdir. Souk dedikleri kapalıçarşılarında kasaplar yol ortasında koyun kesiyorlardı, şaşkınlığa uğrayabilirsiniz. Kesif bir et kokusu geliyorsa o çarşıya hiç girmeyin derim, zaten o çarşıda bir numara yoktu. Mümkün mertebe sabun kokusunu takip edin.

Özetle Türkiye'nin daha az gelişmiş, tarihi dokusu daha iyi korunmuş bir hali, daha pis ve insanlar daha sert. Gitmek isteyenlere duyurulur.

4 yorum:

mutlulukmutfaktagizlidir dedi ki...

Son resim, Asi filmindeki Antakya sokağına benziyor. Nostalji yaşadım.
Rehberliğiniz için teşekkürler!

tuohnran68 dedi ki...

humus

ismail pelit dedi ki...

halep'e ilişkin daha önce birkaç yazı daha okumuştum. açıkçası halep'i daha çekici gösterdi yazınız, fotoğraflarınız. geziye ilişkin başka bir yazı daha yazacak mısınız? başka fotoğraflar da var mı yayımlayacağınız?

Femme Noir dedi ki...

başka bir şey yazmayı düşünmüyordum ama merak ettiğiniz bir şey olursa mail(tiarazen@yahoo.com) atıp sorabilirsiniz